Navkurd

Boykot


AKP referandum kampanyasını “12 Eylül’le hesaplaşma” söylemi üzerine kurmaya başladı bile. Başbakan Erdoğan ‘ın 12 Eylül’de idam edilen gençlerin adını vererek yapmacık ağıtı belli bir kesime de gönderme yapmaktadır.

Kürt halkının yüz yılı aşkındır vermiş olduğu ulusal kurtuluş mücadelesi özellikle son otuz yıldır kazanımlar açısında belli bir olgunluk seviyesine ulaşmış durumda. Ancak bu kazanımların yaşayabilmesi için de demokratik sivil bir anayasaya ihtiyaç vardır. Gelinen noktada AKP’nin yapmaya çalıştığı anayasa değişikliği bu talepleri karşılamaya yetecek düzeyde olmadığı gibi, söz konusu kazanımları boşa çıkartma ve “12 Eylül Anayasası”nın ömrünü uzatma gayreti vardır.

Kürtler ilkesel olarak 12 Eylül rejimi ürünü olan bu anayasanın tümden değiştirilmesi ve yepyeni “ demokratik ve sivil bir anayasa” talebi içinde olmak durumundadır. 

12 Eylül Anayasası’nın azmettirici Faşist Generali Evren 19 Ekim 1981’de  Der Sipiegel’e şu açıklamayı yapıyordu. …. “Kürtler Osmanlı İmparatorluğu ve Atatürk döneminde de bir çok defa ayaklandılar. T.C. zayıfladığı zaman, Kürtler ayaklanıyorlar. Türkiye’yi dış güçlerin yardımıyla parçalamak istiyorlar…. Kürtler mevcut ama ülkeyi parçalamalarına müsaade etmeyeceğiz. Onlar bizden bir şey almayı başaramayacaklar. Bu sorunu kökten kazımak için her şeyi yapacağız”

Bu zihniyetle hazırlanan 7 Kasım 1982 de referandumla yasallaşan anti demokratik ve ırkçı anayasanın tümden reddi ve yeni bir anayasayı geciktirici her hamlenin karşısında olmak yukarıdaki sözlerin muhatabı bütün Kürtlerin hakkı ve görevi olmalıdır.

Yeni bir anayasa ihtiyacı bütün yakıcılığıyla ortada dururken buna direnmek ve mevcut anayasanın ömrünü uzatacak hamlelerin topluma dayatılması ve bununda mevcut anayasanın demokratikleştirilmesi ve radikal değişikliklerin önünü açıcı hamle olarak sunulması koskoca bir aldatmacadır. Bu güne kadar 2/3 si değiştirilmiş ancak ruhuna dokunulmamış bu anayasanın Türkiye’yi getirdiği ortam ortadadır. Bu anayasa Türkiye’nin sorunlarının çözülmesinin önündeki yegâne engeldir.

12 Eylül Anayasasını değiştirmek sadece geçici 15. Maddeyle mümkün değildir. değiştirilmeden kalan maddeler arasında anti demokratik ve ırkçı bir çok madde yerini korumaktadır. Anayasanın değiştirilemez maddelerine dokunmadan 12 Eylülle hesaplaşmak ve yeni bir anayasa yapmak mümkün değildir. Temelde değiştirilecek anayasanın yeni düzenlemelerle de desteklenmesi gerekir. Bunu yapan pek çok ülke örneği var.

İspanya Franco Faşist rejimi ile hesaplaşırken “ Tarihsel Hafıza Yasası” nı çıkarttı ve bir günde Franco’ nun bütün heykellerini yıktı. Şili ve Arjantin “Resmi Hakikat Komisyonları” kurutturarak faili meçhulleri ve sorumlularını ortaya çıkartıp yargıladı.  Şili’de toplu gözaltı işkence ve infaz yeri olarak kullanılan ‘Ulusal Stadyum’ bugün, orada hunharca katledilen şair Victor JARA’nın adını taşıyor. Erdoğan 12 Eylülle hesaplaşma adına sağdan ve soldan idam edilen iki gencin anarak bunu yapamaz.  Diyarbakır işkencehanesini müze yapıp insanlık dışı koşullarına ve işkenceye direnen ve bedenini ateşe veren dörtlerin öncüsü Mazlum Doğan’ın adını vermeye cesareti var mı?  İşkenceci generallerin adları bu gün bir çok alan ve cadde tabelalarında yerini korumakta. Bunları kaldırmakla başlayabilir örneğin.

İnsanların temel değerlerinden fedakarlık yapmaya zorlamak, buna da 12 Eylül Anayasası’nı değiştiriyoruz aldatmacası ile istemek ve buna onay vermeyenleri bu anayasayı savunan gruba dahil etmek büyük bir insafsızlıktır. “Yetmez ama buna da şükür”  diyerek AKP kuyruğuna takılmak ve yahut hayır diyerek CHP-MHP ve Ergenekon şer cephesinin yanında yer almamak için duyarlı her kesin “boykot” ta ifadesini bulan demokratik hakkını kullanarak bu şer cephesinin çökertilmesi ve yeni demokratik bir anayasa yapmaya zorlanması gibi insani bir görevi vardır. Bu da 12 Eylül de sandıkları boykot ile mümkündür.

Yeniden yapılacak çağdaş ve demokratik anayasanın değiştirilemez iki maddesi :

1-      İnsan onurunun korunması,

2-      Vatandaşların tercihlerine hiçbir şekilde müdahale edilmemesinin güvence altına alınması şeklinde düzenlenmeli. Devamı maddeler için de toplumsal mutabakat ve toplumsal uzlaşma aranmalıdır.

21 Temmuz 2010
Mehmet KUZU
Siyaset Bilimci

Şîrove

B
i
u
Quote
Code
List
List item
URL
Nav *
Email (Ji bo pirs û bersîva)
Kod   
Bişîne
 

TVyên Kurdî








Pirtûka Latîf Epozdemîr

Mêvanên Malperê

Vê gavê 17 mêvan di malperê de ne

NIVÎSKAR

Parveke

  • Agahî

  • Lêpirsîn

Malpera me a kevn

www.navkurd.net

Reforma Kurd
 

Nivîsên Dawî

Nivîsên Popûler

Agahî

Geli Xwendevanên hêja, ji hinek nivîsan ra gelek şirove tên. Em nikarin hemuyan di vêderê da biweşînîn. Ji vir şunda şiroveyên we ji jib o kîjan nivîsê be, em di bin wê nivîsê da diweşînin. Sevgili okuyucular, bazı yazılara gelen yorumların çokluğu nedeniyle hepsini bu bölüme yansıtma olanağımız olmadığı için bundan böyle yorumları ilgili yazının altında yayınlayacağız. Silav û rêz…

NavKurd